dax marketing
poligon masthead reklam
×
Haberler
Paylaş

EY Yapay Zekâ Duyarlılık Endeksi 2026 Sonuçları Açıklandı

Dax | Dax | 4 dk okuma
5 May 26
Paylaş

EY Yapay Zekâ Duyarlılık Endeksi 2026: Yapay Zekâ Kullanımı Hızla Artıyor

EY’ın 2026 yılına ait Yapay Zekâ Duyarlılık Endeksi (AI Sentiment Index) sonuçları, küresel çapta yapay zekâya dair güvenlik, kontrol ve hesap verebilirlik endişelerinin sürmesine rağmen, teknolojinin kullanımının hızla arttığını ortaya koyuyor. 23 ülkede 18 yaş ve üzeri 18.000 kişiyle yapılan araştırmada, katılımcıların %84’ü son altı ayda yapay zekâ kullandığını belirtti. Ayrıca, %16’sı insan müdahalesi olmadan belirli görevleri yerine getiren otonom yapay zekâ sistemleriyle deneyim yaşadığını ifade etti. Bulgular, yapay zekânın yalnızca yardımcı bir araç olmanın ötesine geçerek, karar süreçlerinde daha etkin bir rol üstlendiğine işaret ediyor.

  • Yapay zekâ kullanımı küresel düzeyde hızla artıyor.
  • Güvenlik ve kontrol endişeleri devam etse de benimsenme oranı yüksek.
  • Otonom yapay zekâ sistemleriyle deneyim yaşayanların oranı %16.
  • Öncü pazarlarda yapay zekâ kullanımı %94’e ulaşıyor.
  • Güven, şeffaflık ve denetlenebilirlik, yapay zekânın yaygınlaşmasında kritik rol oynuyor.

Yapay Zekâ Günlük Hayata Derinlemesine Entegre Oluyor

EY’ın Yapay Zekâ Duyarlılık Endeksi araştırmasının ikinci sayısı, yapay zekânın günlük yaşamdaki yerini ve kullanıcıların bu teknolojiyi nasıl benimsediğini detaylandırıyor. Araştırma, kullanıcıların yapay zekâya yönelik tercihlerini ve güven inşa edilmesi için önemli adımları ortaya koyuyor. Sonuçlar, yapay zekâya yönelik güven endişelerine rağmen, teknolojinin benimsenme hızının kaygıların önüne geçtiğini gösteriyor.

Günlük Kullanım Alanları ve Otonom Sistemler

Yapay zekâ, yol tarifi, müşteri hizmetleri, seyahat planlama ve içerik önerileri gibi alanlarda günlük rutinin bir parçası haline gelmiş durumda. Bu konfor alanı, teknolojinin daha fazla yetki devriyle birlikte kritik kararlarda da kullanılmasının önünü açıyor. Araştırmaya katılanların %9’u otonom araç veya sürücüsüz taksi kullandığını, %10’u kendi adına ürün satın alan bir yapay zekâ uygulamasını deneyimlediğini, %11’i ise alışveriş sepetini otomatik dolduran veya bankacılık işlemlerini yöneten yapay zekâ sistemlerinden yararlandığını belirtti.

Otonom yapay zekâyı henüz deneyimlememiş olanlar arasında da teknolojiye açıklık dikkat çekiyor. Katılımcıların %36’sı indirimlerin otomatik uygulanmasını, %34’ü müşteri hizmetleri sorunlarının kendi müdahalesi olmadan çözülmesini, %30’u ev güvenliğinin ve %21’i de randevu planlamasının yapay zekâ tarafından yönetilmesini tercih edebileceğini ifade ediyor.

Güven Endişeleri ve Pazarlara Göre Benimsenme Farklılıkları

Yapay zekâ kullanımı hızla artarken, güvenlik, kontrol ve hesap verebilirlik konularındaki çekinceler aynı hızda giderilemiyor. Kullanıcıların %66’sı yapay zekâ sistemlerinin siber saldırıya uğramasından endişe ediyor, %66’sı insan denetiminin hâlâ gerekli olduğunu düşünüyor ve %73’ü ise gerçek olanla yapay zekâ tarafından üretileni ayırt edememekten kaygı duyuyor. Bu endişeler, yapay zekâ sistemlerinin nasıl tasarlanması ve sunulması gerektiğine ilişkin beklentileri şekillendiriyor.

Öncü ve Geçiş Pazarları Arasındaki Farklar

Araştırma, yapay zekâ kullanımının daha yaygın ve günlük yaşama derin entegre olduğu sekiz öncü pazarı öne çıkarıyor: Hindistan, Çin, Brezilya, Meksika, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Hong Kong ve Güney Kore. Bu pazarlarda yapay zekâ kullanım oranı %94’e, otonom yapay zekâ deneyimi ise %24’e ulaşıyor. Diğer ülkeler ise daha yavaş benimsenen geçiş pazarları ve temkinli kullanımın öne çıktığı pazarlar olarak ayrışıyor. Bu pazarlar, öncü ülkelere göre genel yapay zekâ kullanımında %12–15, otonom kullanımda ise %11–13 oranında daha geride seyrediyor.

Uzman Görüşü: Güven, Yapay Zekâ Sistemlerinin Temelinde Olmalı

EY Türkiye Danışmanlık Bölümü Yapay Zekâ Hizmetleri Lideri Reyzi Devrim Pamir, araştırma sonuçlarını şöyle değerlendirdi:

“EY Yapay Zekâ Duyarlılık Endeksi araştırması önemli bir eşiğe işaret ediyor: yapay zekâya yönelik tam güven oluşmadan, kullanım ve yetki devri hızla artıyor. İnsanlar yapay zekâyı önce düşük riskli ve günlük işlerde benimsiyor; ancak bu aşinalık zamanla daha kritik karar alanlarına da taşınıyor. Kurumlar açısından asıl konu artık yapay zekâyı kullanıp kullanmamak değil; hangi görevlerin, hangi sınırlar içinde, nasıl bir insan denetimi ve hesap verebilirlik çerçevesiyle yapay zekâya devredileceğini tasarlamak. Bu nedenle güven, sonradan eklenecek bir unsur değil; en baştan sistemin mimarisine yerleştirilmesi gereken temel bir prensip. İş dünyasının, şeffaflığı, denetlenebilirliği ve sorumlu yapay zekâ yaklaşımını merkeze alan bir dönüşümü hızla hayata geçirmesi kritik önem taşıyor.”

DAX Güncel

Öne Çıkan Dijital Pazarlama Ajansları

Tümünü Gör

Telif Hakkı © 2025 | Her Hakkı Saklıdır |