dax marketing
diverseffect masthead reklam
×
Konular
Paylaş

Web Tasarım Nedir? Türleri, Maliyeti ve Ajans Seçimi (2026)

Dax | Dax | 4 dk okuma
3 Ağu 26
Paylaş

Bir siteye girdiğinizde ilk birkaç saniyede karar veriyorsunuz: kalacak mısınız, yoksa geri tuşuna mı basacaksınız? Bu kararı belirleyen şey çoğu zaman içerik değil, tasarım. Renkler, düzen, yazı tipi, butonların yeri, boşluk kullanımı — hepsi arka planda çalışıyor ve siz fark etmeden bir izlenim kuruyor.

Web tasarım, bir sitenin görsel yapısını, kullanıcı deneyimini ve etkileşim biçimini planlama işi. 2012'den beri yüzlerce web projesinin nasıl yürüdüğünü izliyoruz ve tablo şu: teknik olarak kusursuz çalışan ama kötü tasarlanmış siteler düşük dönüşümle boğuşuyor; güzel görünen ama altyapısı zayıf siteler de aynı yere düşüyor. Tasarım süsleme değil, stratejik bir iletişim aracı — ve teknikle birlikte yürümesi gerekiyor.

Kısa cevaplar
  • Tasarım ≠ geliştirme: Biri "nasıl görünecek", diğeri "nasıl çalışacak" sorusuna bakar.
  • Önce mobil: Masaüstünü tasarlayıp küçültmek, en pahalıya patlayan alışkanlık.
  • SEO baştan: Site bittikten sonra SEO eklemek, ev bitince temel atmaya benziyor.
  • Teklif: "Site yapımı" tek kalem değil; tasarım, geliştirme, içerik, bakım ayrı ayrı yazılmalı.

Web Tasarım Deyince Ne Anlıyoruz?

Web Tasarım Deyince Ne Anlıyoruz?

Renk paleti, tipografi, sayfa düzeni, navigasyon, buton tasarımı, görsel hiyerarşi, ikonlar — hepsi web tasarımın parçası. Liste uzun görünüyor ama temelde tek bir soru var: ziyaretçinin bu sayfada ne yapmasını istiyorsunuz? Bu soruya net cevap veremeyen tasarımlar, ne kadar şık olursa olsun iş üretmiyor.

Web tasarım ile web geliştirme ayrı işler. Tasarım "nasıl görünecek ve nasıl hissettirecek" sorusuna, geliştirme "nasıl çalışacak" sorusuna bakıyor. Mimar ile mühendis ilişkisi gibi; birbirini tamamlıyorlar ama farklı uzmanlık istiyorlar.

Son yıllarda aradaki sınır bulanıklaştı. Figma, Webflow ve Framer gibi araçlar tasarımcıya kod yazmadan çalışan prototip üretme imkânı veriyor. Yine de ciddi projelerde rollerin ayrı tutulması daha iyi sonuç veriyor: tasarımcı kullanıcıyı, geliştirici performansı düşünsün.

Kurumsal Site, E-Ticaret, Landing Page: Hangisi Size Uygun?

Kurumsal Site, E-Ticaret, Landing Page: Hangisi Size Uygun?

Her site aynı değil; ihtiyaca göre yaklaşım tamamen değişiyor.

TipAmaçTipik sayfa sayısıBaşarı ölçütü
Kurumsal siteTanıtım ve güven5-15Teklif formu, arama
E-ticaretDoğrudan satışYüzlerce-binlerceSepet ve ödeme tamamlama
Landing pageTek bir aksiyon1Dönüşüm oranı

Kurumsal site, şirketi tanıtan ve güven kuran dijital kartvizit. Burada tasarımın işi profesyonellik hissi vermek. Ağır animasyon ve efekt yerine temiz düzen ve net mesaj öne çıkmalı. Ziyaretçi çoğu zaman tek bir soruyla geliyor: bu firma benim işimi yapabilir mi? Referanslar, ekip bilgisi ve iletişim kanalları ön planda olduğunda o soru hızla cevaplanıyor ve teklif talebi geliyor.

E-ticaret bambaşka bir dünya. Ürün listeleme, filtreleme, sepet, ödeme entegrasyonu, kargo ve iade akışları gerekiyor. Tasarım doğrudan satışa hizmet etmeli: ürün görseli önde, satın alma butonu her zaman görünür, ödeme adımı mümkün olduğunca kısa. E-ticaret ajansları bu akışları daha önce defalarca kurdukları için sık yapılan hataları baştan eliyorlar.

Landing page ise tek amaca kilitlenmiş tekil sayfa. Ürün lansmanı, kampanya ya da form toplama için kullanılıyor. Dikkat dağıtacak hiçbir öge olmamalı: tek bir aksiyon çağrısı ve onu destekleyen içerik. Her dijital kampanya için ayrı landing page hazırlamak artık standart sayılıyor.

Responsive Tasarım Artık Lüks Değil

Responsive Tasarım Artık Lüks Değil

Türkiye'de internet trafiğinin büyük çoğunluğu mobilden geliyor. Siteniz mobilde düzgün çalışmıyorsa ziyaretçilerin yarısından fazlasını daha ilk saniyede kaybediyorsunuz.

Responsive tasarım, sitenin ekran boyutuna göre kendini uyarlaması demek. Aynı site masaüstünde geniş düzenle, tablette orta düzenle, telefonda dokunmaya uygun dikey arayüzle açılıyor. Ayrı bir "mobil site" kurmak eski bir yaklaşım.

Google mobil öncelikli dizinleme uyguluyor; yani siteyi önce mobil hâline göre değerlendiriyor. Mobilde kötü deneyim sunuyorsanız masaüstü sürümünüz ne kadar iyi olursa olsun sıralama düşüyor. Yani responsive tasarım aynı zamanda bir SEO meselesi. SEO'nun temel adımlarını tasarım brief'ine baştan yazmak, sonradan yapılan düzeltmelerden çok daha ucuza geliyor.

Sık yapılan
  • Önce masaüstü tasarlanır, sonra mobile sıkıştırılır
  • Menü mobilde 15 maddeyle açılır
  • Üstteki büyük görsel lazy-load edilir
  • Butonlar parmakla basılamayacak kadar küçük kalır
Doğrusu
  • Önce mobil tasarlanır, sonra genişletilir
  • Mobilde 5-7 ana başlık, gerisi alt kırılım
  • İlk görünen görsel öncelikli yüklenir
  • Dokunma hedefleri en az 44 piksel

Kullanıcı Deneyimi: Güzel Değil, Kullanışlı Olsun

UX tasarımı, ziyaretçinin siteyle kurduğu etkileşimi düzenleme işi. Aranan bilgiye kaç tıkla ulaşılıyor? Form doldurmak kolay mı? Menü sezgisel mi? Sayfa ne kadar sürede açılıyor?

Güzel ama kullanışsız site her yerde var. Dev bir açılış görseli, akıcı animasyonlar, paralaks efektler — ama ziyaretçi iletişim numarasını bulamıyor. Görsellik önemli; işlevi engellediği anda sorun.

İyi UX'in ilkeleri aslında sade: her sayfanın tek bir amacı olsun, her butonun nereye götürdüğü belli olsun, sayfa üç saniyeden geç açılmasın, formlar gereksiz alan istemesin. Çoğu zaman iyi tasarım "eklemek" değil, "gereksizi çıkarmak" oluyor.

Erişilebilirlik, sonradan eklenen bir şey değil
Yeterli renk kontrastı, klavyeyle gezinebilirlik, görsellerde alt metin ve form alanlarında etiket — bunlar tasarım aşamasında düşünülürse maliyetsiz. Site bittikten sonra eklenmeye çalışıldığında ise çoğu zaman arayüzün yeniden elden geçmesi gerekiyor. Üstelik aynı düzenlemeler SEO tarafına da doğrudan yarıyor.

UX ile UI arasında pratikte net çizgi çizmek zor. Kabaca UI "nasıl görünüyor", UX "nasıl çalışıyor" sorusuna bakıyor. İkisi birlikte düşünülmediğinde ortaya ya çalışan ama itici, ya güzel ama kullanılamayan bir şey çıkıyor.

Web Tasarım Maliyetini Belirleyen Faktörler

Tek bir rakam vermek mümkün değil çünkü projeler birbirine benzemiyor. Ama maliyeti belirleyen kalemler her projede aynı: sayfa sayısı, tasarımın özgünlüğü, kullanılan teknoloji, entegrasyon ihtiyacı, içerik üretimi ve dil sayısı.

Hazır tema üzerine kurulmuş basit bir kurumsal site ile sıfırdan tasarlanmış, özel yazılım isteyen bir e-ticaret projesi arasında ciddi fark var — bu normal, farklı iş yükü farklı maliyet demek.

Çok ucuz teklif genelde teknik borç satıyor
Piyasanın epey altındaki fiyatlar çoğunlukla hazır tema artı asgari özelleştirme anlamına geliyor. İlk bakışta bütçe dostu görünüyor; ancak güncelleme yapılamıyor, ölçeklenmiyor ve performans sorunları çıkıyor. İki yıl sonra siteyi baştan yaptırmak, ilk seferde doğru yaptırmaktan pahalıya geliyor. Tersi de doğru değil: yüksek fiyat tek başına kalite garantisi vermiyor.

Teklif alırken "site yapımı" diye tek kalem yazan tekliflerden kaçının. Tasarım, geliştirme, içerik üretimi, SEO optimizasyonu, hosting, alan adı ve yıllık bakım ayrı ayrı görünmeli. Kalemler ayrıştığında iki ajansı gerçekten karşılaştırabiliyorsunuz.

Tasarım Süreci Nasıl İşliyor?

  1. Hedef ve kapsam analizi. İhtiyaçlar, hedef kitle, rakipler ve teknik gereksinimler netleşir. Bu adımı atlayan projeler ortada "biz bunu kastetmemiştik" tartışmasına giriyor.
  2. Bilgi mimarisi ve wireframe. Sayfa yapısı, menü hiyerarşisi ve içerik akışı kurulur. Henüz görsel yok, sadece iskelet — ama proje burada ayakta duruyor.
  3. Görsel tasarım. Renk, tipografi ve genel estetik belirlenir. Genelde 2-3 konsept sunulur. Revizyon hakkını baştan yazın; sınırsız revizyon süreci uzatıyor.
  4. Kodlama ve geliştirme. Tasarım çalışan siteye dönüşür, CMS entegrasyonu yapılır.
  5. Test ve yayın. Farklı tarayıcı, cihaz ve bağlantı hızında test edilir, hatalar kapatılır.
  6. Bakım. Yayın son adım değil; güncelleme ve iyileştirme burada başlıyor.

Süreci bilmek ajansla iletişiminizi kolaylaştırıyor. Hangi aşamada ne teslim edileceğini baştan konuşan projelerde gecikme belirgin biçimde azalıyor.

SEO ve Web Tasarım Birlikte Düşünülmeli

Sitenin güzel görünmesi yetmiyor, Google'da bulunması da gerekiyor. Sayfa hızı, URL yapısı, başlık hiyerarşisi, görsellerin alt metinleri, yapılandırılmış veri ve kanonik etiketler tasarım aşamasında planlanmalı.

Site bittikten sonra SEO eklemeye çalışmak, ev inşa edildikten sonra temel atmaya benziyor: mümkün ama pahalı. Bu yüzden birçok işletme artık tasarım ve SEO'yu birlikte yürüten ekipleri tercih ediyor. Tasarım kararları arama verisiyle desteklendiğinde isabet oranı belirgin şekilde artıyor.

Yayın sonrası trafiğin hemen gelmediğini de hesaba katın. Organik trafik ısınırken boşluğu kapatmanın en hızlı yolu ücretli reklam; Google Ads'in nasıl kurulduğunu bilmek lansman planınızı gerçekçi kılıyor.

Ajans Seçerken Nelere Bakmalı?

Portföy inceleyin ama sadece görsellere bakmayın. O sitelerin gerçekte nasıl performans gösterdiğini test edin: hızlı mı, mobilde düzgün mü, Google'da görünüyor mu? Bu kontrol beş dakikanızı alıyor ve portföydeki ekran görüntülerinden çok daha fazlasını anlatıyor.

İletişim tarzı da belirleyici. Proje boyunca hangi sıklıkta geri bildirim alacaksınız, kaç tur revizyon hakkınız var, teslim sonrası destek kapsamda mı? Bu soruların cevabı sözleşmede yazmıyorsa, sonradan tartışma çıkıyor.

Marka kimliği de aynı anda kuruluyorsa, tasarım ve marka işini birlikte yapabilen ekipler avantajlı. Kreatif ajanslar logo, renk sistemi ve görsel dili siteyle uyumlu kurguladığı için sonradan yaşanan "site markaya benzemiyor" sorununu baştan çözüyor. Uzun listeyi daraltmak içinse web tasarım ajanslarını referans ve fiyat bandına göre karşılaştırmak en pratik yol.

Son bir madde: referans isteyin ve gerçekten arayın. Memnuniyet, zamanında teslim ve iletişim kalitesi ancak eski müşteriden öğreniliyor. Sorulacak en verimli soru şu: "Proje planlanan sürede bitti mi, bitmediyse sebebi neydi?" Cevap genelde ajansın çalışma biçimini portföyden daha net anlatıyor.

Projenizin kapsamına uygun ajansları tek tek aramak yerine, aynı brief'i birden fazla ekibe iletip teklifleri karşılaştırabilirsiniz.

Ajans Bul

Hazır Tema mı, Özel Tasarım mı?

Doğru cevap gerçekten duruma göre değişiyor. Blog ya da basit bir tanıtım sitesi için hazır tema yeterli; ekosistemde nitelikli binlerce tema var.

Ama markanızı ayrıştırmak istiyorsanız, karmaşık işlev gerekiyorsa veya yüksek trafik bekliyorsanız özel tasarım kaçınılmaz. Hazır temalarda performans sorunu, güvenlik açığı ve sınırlı özelleştirme sık karşılaşılan problemler. Bir de gereksiz kod yükü taşıyorlar; bu doğrudan sayfa hızına yansıyor.

Orta yol da mümkün: yaygın bir altyapıyı kullanıp üzerine tamamen özel görünüm geliştirmek. Maliyet ve performans açısından en dengeli çözümlerden biri ve profesyonel ekiplerin çoğu bu yaklaşımı tercih ediyor.

Kararı verirken şu soruyu sorun: siteyi iki yıl sonra kim güncelleyecek? Hazır tema seçtiyseniz ve o temanın geliştiricisi desteği bıraktıysa, güvenlik güncellemeleri gelmeyecek ve bir noktada siteyi taşımak zorunda kalacaksınız. Özel geliştirmede ise dokümantasyon ve kod kalitesi belirleyici — kimsenin okuyamadığı bir kod tabanı, sizi onu yazan ekibe kalıcı olarak bağlıyor. İki senaryoda da asıl maliyet ilk teslimde değil, üçüncü yılda ortaya çıkıyor.

Yayın Sonrası: Site Gerçekten Çalışıyor mu?

Teslim alındığı gün güzel görünen bir site, altı ay sonra iş üretmeyebiliyor. Tasarımın başarısı estetikte değil, ölçülebilir sonuçta görülüyor. Yayından sonra düzenli bakılması gereken birkaç şey var.

Sayfa hızı, gerçek kullanıcı verisiyle. Laboratuvar testleri iyi bir başlangıç ama gerçek cihazlardan gelen alan verisi asıl tabloyu gösteriyor. Ofisteki hızlı bağlantıda üç saniyede açılan sayfa, mobil şebekede sekiz saniyeye çıkabiliyor. Ölçümü mobil ve masaüstü için ayrı ayrı okuyun; çoğu sitede sorun sadece mobilde çıkıyor.

Hangi sayfada terk ediliyor? Analitikte çıkış oranı yüksek sayfalar, tasarım sorunlarının haritası gibi. Fiyat sayfasında yoğun terk varsa sorun genelde bilginin yetersizliği; form sayfasında terk varsa alan sayısı fazla demek. Bu veriyi okumadan yapılan tasarım revizyonu, tahmine dayalı oluyor.

Formlar gerçekten çalışıyor mu? Kulağa basit geliyor ama teslimden sonra bozulan en yaygın şey bu. E-posta sağlayıcısı değişiyor, spam filtresi devreye giriyor, bildirim adresi güncellenmiyor ve gelen talepler kimseye ulaşmıyor. Ayda bir kez kendi formunuzu doldurup mesajın ulaştığını doğrulayın.

Mobil davranış masaüstünden farklı mı? Aynı sayfa masaüstünde iyi çalışıp mobilde hiç dönüşüm üretmiyorsa mesele içerik değil düzen. Genelde sebep belli: aksiyon butonu mobilde çok aşağıda kalıyor ya da tıklanabilir alanlar birbirine çok yakın duruyor.

Kırık bağlantı ve eksik sayfa var mı? Site büyüdükçe iç linkler kopuyor. Silinen bir sayfaya giden bağlantılar hem kullanıcıyı hem arama motorunu boşa düşürüyor. Üç ayda bir tarama yapmak bu birikimi engelliyor.

Yayından sonraki ilk ay için basit bir kontrol listesi
Arama konsolunda tarama hatası kalmadığını doğrulayın • Eski adreslerin yönlendirmelerini tek tek test edin • Analitik ve dönüşüm hedeflerinin veri topladığını görün • Formların ulaştığını kendiniz deneyerek kontrol edin • Mobil hız değerini gerçek kullanıcı verisiyle okuyun. Bu beş madde, teslim sonrası en çok yaşanan sorunların neredeyse tamamını yakalıyor.

Güvenlik ve Yasal Uyumluluk

SSL sertifikası artık zorunluluk — hem sıralama hem kullanıcı güveni için. Tarayıcılar sertifikasız sitelerde uyarı gösteriyor ve bu uyarı ziyaretçilerin büyük kısmını geri döndürüyor.

KVKK ve GDPR uyumlu çerez politikası, gizlilik bildirimi ve aydınlatma metni her sitede bulunmalı. Form toplayan, satış yapan veya kullanıcı verisi işleyen sitelerde bu konu ertelenemez. Yasal yaptırım bir yana, kullanıcılar da gizlilik konusunda giderek daha dikkatli.

Düzenli güvenlik güncellemesi, güçlü parola politikası ve yedekleme planı da işin parçası. Bir güvenlik açığı hem maddi kayıp hem itibar kaybı üretiyor; önlem almak her zaman onarımdan ucuz.

Siteniz İşletmenizin Dijital Yüzü

Web tasarımı, sitenin güzel görünmesinden fazlası. Kullanıcı deneyimi, teknik altyapı, SEO uyumu, güvenlik, dönüşüm ve marka tutarlılığı aynı sürecin parçaları ve birbirinden ayrı düşünülemiyor.

Doğru kurulmuş bir site kesintisiz çalışan bir satış temsilcisi gibi: markayı tanıtıyor, güven kuruyor, bilgi veriyor ve ziyaretçiyi aksiyona yönlendiriyor. Yanlış kurulmuş bir site ise tam tersini yapıyor. Site bir kez yapılıp bırakılacak bir proje değil, sürekli bakım isteyen bir dijital varlık.

Sıkça Sorulan Sorular

Web sitesi yaptırmak ne kadar sürer?

Basit bir kurumsal site içerik hazırsa 3-6 haftada tamamlanabiliyor. Özel tasarımlı, entegrasyonlu e-ticaret projeleri 3-6 aya kadar uzuyor. Süreyi en çok uzatan şey teknik zorluk değil, içeriğin geç gelmesi ve revizyon turlarının sonunun görünmemesi. Metin ve görselleri projeye başlamadan hazırlarsanız takvim ciddi biçimde kısalıyor.

WordPress mi, özel yazılım mı tercih etmeliyim?

İçeriği sık güncellenen tanıtım siteleri ve bloglar için WordPress genelde yeterli ve ekonomik. Karmaşık iş kuralları, yoğun trafik veya özel entegrasyon gerekiyorsa özel yazılım daha mantıklı. Karar verirken siteyi kimin yöneteceğini de düşünün — teknik ekibiniz yoksa hazır bir yönetim paneli günlük işi çok kolaylaştırıyor.

Sitenin sahibi kim olacak, kaynak kodlar bende kalır mı?

Bu maddeyi sözleşmeye mutlaka yazdırın. Alan adı ve hosting hesapları sizin adınıza açılmalı, tasarım dosyaları ve kaynak kodlar teslimde size verilmeli. Ajansın kendi hesabında duran bir site, ilerideki her değişiklikte sizi o ajansa bağımlı kılıyor.

Mevcut sitemi yenilemek mi, sıfırdan yapmak mı daha doğru?

Altyapı güncel ve performans kabul edilebilirse yenileme yeterli olabiliyor. Ama site çok eski bir sistemde çalışıyorsa, mobil uyumu yoksa ya da her değişiklik yeni bir hata üretiyorsa sıfırdan yapmak uzun vadede daha ucuz. Karar öncesi mevcut sayfaların hangi kelimelerde trafik aldığını çıkarın; yenilemede o adreslerin korunması gerekiyor.

Site yenilerken arama motoru sıralamalarımı kaybeder miyim?

Yönlendirmeler doğru kurulursa kaybetmezsiniz. Eski adreslerin yeni karşılıklarına 301 ile bağlanması, başlık ve içerik yapısının korunması ve yayın sonrası tarama hatalarının izlenmesi şart. En sık yapılan hata, adres yapısını değiştirip yönlendirme listesi hazırlamamak; bu durumda yıllarca biriken sıralama bir gecede sıfırlanabiliyor. Yenilemeye başlamadan önce mevcut adres listesini ve her birinin aldığı trafiği dışa aktarın; bu tablo hem yönlendirme haritanızı hem de yayın sonrası kontrol listenizi oluşturuyor.

DAX Güncel

Öne Çıkan Dijital Pazarlama Ajansları

Tümünü Gör

Telif Hakkı © 2025 | Her Hakkı Saklıdır |