dax marketing
runit masthead reklam
×
Haberler
Paylaş

Yapay Zeka Televizyon ve Sinema Sektörünü Dönüştürüyor

Dax | Dax | 4 dk okuma
13 Tem 26
Paylaş

Yapay Zekâ Televizyon ve Sinema Sektöründe Dönüşümün Anahtarı Oluyor

Reklam gelirlerindeki düşüş, dijital platformların yükselişi ve artan yapım maliyetleri, televizyon ve sinema sektörünü yeni arayışlara yönlendiriyor. Son yıllarda öne çıkan yapay zekâ destekli içerik üretimi, hem teknolojik yenilik hem de ekonomik çözüm olarak sektörde büyük ilgi görüyor. Uzmanlar, yapay zekânın senaryo yazımından görsel efektlere kadar pek çok alanda sunduğu avantajlarla medya sektöründe dönüşümün öncüsü haline geldiğini vurguluyor.

Ekonomik Baskılar ve Yapay Zekânın Yükselişi

Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Denizcan Kabaş, televizyon ve sinema sektöründe yapay zekâ ile içerik üretiminin giderek yaygınlaştığını belirtti. Dr. Kabaş, “Geleneksel reklam gelirlerinin önemli bir bölümü dijital platformlara kayarken yapım maliyetleri sürekli artıyor. Bu nedenle yapay zekâya, sektör için teknolojik bir yenilik olmasının ötesinde, ekonomik bir çözüm olarak da başvuruluyor.” dedi.

Yapay Zekâ ile Üretim Süreçlerinde Dönüşüm

Netflix’in 2025 yapımı The Eternaut dizisinde bazı görsel efekt süreçlerinin yapay zekâ ile hızla tamamlanması, teknolojinin sektördeki etkisinin güncel bir örneği olarak gösteriliyor. Dr. Kabaş, yapay zekânın özellikle ön hazırlık, görsel tasarım, kurgu ve pazarlama süreçlerinde maliyetleri düşürdüğünü vurguladı. Bu dönüşüm sayesinde şirketler daha az maliyetle daha fazla içerik üretme imkânı buluyor.

Ekonomik Kazanç mı, İçerik Kalitesi mi?

Dr. Kabaş, “Ortaya çıkan tasarruf içerik kalitesinin gelişmesi için mi var yoksa sadece şirketlerin kârını artırmak için mi önem taşıyor?” sorusunun önemine dikkat çekti. Yapay zekâ, kısa sürede yüksek hacimli içerik üretimini mümkün kılarken, içeriklerin niteliği ve izleyiciyle duygusal bağ kurma yeteneği tartışma konusu olmaya devam ediyor.

Yapay Zekâ Yaratıcılığın Yerini Alabilir mi?

Dr. Kabaş, yapay zekânın senaryo yazımı, diyalog oluşturma, görüntü ve ses üretimi gibi alanlarda hız ve verimlilik sağladığını ancak insan yaratıcılığının yerini tamamen alamayacağını ifade etti. “Yapay zekâ bugün senaryo taslakları oluşturabiliyor, alternatif diyaloglar yazabiliyor, görüntü ve ses üretebiliyor. Ancak iyi bir hikâye çoğu zaman insan deneyiminden, gözlemden ve duygudan beslenmektedir. Bu nedenle yapay zekâyı üreticilerin yerine geçen bir aktörden ziyade onların kullandığı güçlü bir araç olarak görmek daha doğru olacaktır.” dedi.

Duygusal Bağ ve İzleyici Etkisi

Teknik kalite kadar duygusal inandırıcılığın da önemli olduğunu vurgulayan Dr. Kabaş, Martin Scorsese’nin The Irishman ve Indiana Jones and the Dial of Destiny filmlerinde kullanılan dijital gençleştirme teknolojilerinin etkileyici olmasına rağmen, izleyiciyle kurulan duygusal bağın yalnızca teknik unsurlarla sağlanamayacağını belirtti. İzleyicinin gerçek ile kurgu arasındaki sınırı ayırt etmesi de giderek zorlaşıyor.

Kültürel Çeşitlilik ve Standartlaşma Riski

Yapay zekânın geçmişte üretilmiş milyonlarca içerikten öğrenerek çalıştığını hatırlatan Dr. Kabaş, “Eğer sektör yalnızca algoritmaların başarılı bulduğu formüllere yönelirse, birbirine benzeyen hikâyeler ve karakterler giderek artabilir. Özellikle yerel kültürler açısından bu önemli bir risk. Türk dizilerinin uluslararası başarısı büyük ölçüde yerel hikâyelerden ve özgün karakterlerden kaynaklanıyor.” dedi.

Gelecekte Sektörün Yol Haritası: İnsan ve Yapay Zekâ İş Birliği

Yapay zekâ sayesinde içerik üretiminin ucuzlayıp hızlanmasının, daha fazla insanın içerik üretebilmesini sağlarken, benzer anlatı kalıplarının çoğalması riskini de beraberinde getirdiğine dikkat çekildi. Gelecekte hızlı ve algoritmik içeriklerle birlikte insan yaratıcılığının belirleyici olduğu özgün yapımların da var olacağı öngörülüyor.

Mesleklerin Geleceği ve Yeni Yetenekler

Dr. Kabaş, yapay zekânın medya sektöründeki meslekleri tamamen ortadan kaldırmayacağını ancak iş tanımlarını değiştireceğini belirtti. 2023 yılında Hollywood’da yaşanan senarist ve oyuncu grevlerinin, yapay zekânın yaratıcı emek üzerindeki etkilerine yönelik kaygıları ortaya koyduğunu hatırlattı. Gelecekte, yapay zekâya doğru komutlar verebilen, içerikleri değerlendirebilen ve yaratıcı kararlar alabilen profesyoneller öne çıkacak.

İletişim Fakültelerinde Yapay Zekâ Okuryazarlığı

Türkiye’nin dizi ihracatında önde gelen ülkeler arasında olduğunu belirten Dr. Kabaş, sektörün yapay zekâ dönüşümünde henüz deneme aşamasında olduğunu söyledi. Yapım şirketleri ve medya kuruluşları çeşitli uygulamalar denerken, ortak standartlar ve uzun vadeli stratejiler henüz netleşmiş değil. Dr. Kabaş, iletişim fakültelerinin yapay zekâ okuryazarlığı, veri etiği, telif hakları ve eleştirel medya okuryazarlığını eğitim programlarının merkezine alması gerektiğini vurguladı.

  • Yapay zekâ medya sektöründe maliyetleri düşürüyor ve süreçleri hızlandırıyor.
  • İnsan yaratıcılığı ve duygusal bağ, içerik kalitesinde belirleyici olmaya devam ediyor.
  • Kültürel çeşitlilik ve etik konular, yapay zekâ uygulamalarında dikkatle ele alınmalı.
  • Gelecekte hem algoritmik hem de özgün yapımların birlikte var olması bekleniyor.
  • İletişim fakülteleri, yapay zekâ okuryazarlığı ve veri etiği gibi yeni alanlara odaklanmalı.

DAX Güncel

Öne Çıkan Dijital Pazarlama Ajansları

Tümünü Gör

Telif Hakkı © 2025 | Her Hakkı Saklıdır |