Saat Satmaktan Sorumluluk Satmaya
Çağatay Kurt | Lumina Spark | 4 dk okuma
Yapay zekâ, ajans dünyasında “yeni bir tool” olmaktan çoktan çıktı. Bugün yaşadığımız dönüşüm, tasarım yazılımının gelmesi ya da sosyal medyanın yükselişi gibi tek bir kanal değişimi değil. Daha büyük bir şey oluyor: Ajansın üretim hattı, karar alma biçimi, ekip yapısı ve müşteriyle kurduğu değer alışverişi aynı anda yeniden tanımlanıyor.
Bunu en net, rekabetin en sert olduğu pazarlarda görüyoruz: Amerika’da hız ve ölçek baskısı, Japonya’da kalite ve süreç disiplini, Güney Kore’de içerik kültürü ve performans kası. Üçünün ortak noktası şu: Yapay zekâ, “daha hızlı üretim” sağlayarak değil, ajansın iş modelini dönüştürerek oyunu değiştiriyor.
1) Üretim artık kampanya değil, sistem üretimi
Klasik ajans refleksi kampanya üretmekti: brief gelir, fikir bulunur, birkaç varyasyon hazırlanır, yayınlanır. Yapay zekâ ile birlikte üretim anlayışı kampanyadan sisteme kayıyor. Çünkü artık “bir tane iyi fikir” kadar, o fikrin farklı hedef kitlelere, farklı kanallara ve farklı anlara nasıl uyarlanacağı da değerli.
Amerika pazarında bunun karşılığı hız ve varyasyon. Bir konseptin onlarca versiyonunun kısa sürede test edilmesi, görsel dilin platforma göre yeniden üretilmesi, metinlerin mikro kitlelere göre ayrıştırılması standart hale geliyor. Burada ajansın rolü, tek tek tasarım yetiştirmek değil; üretimi standartlaştıran kuralları, şablonları ve kontrol noktalarını kurmak.
Japonya tarafında ise aynı yaklaşım daha “mühendisçe” yaşanıyor: Üretimden önce tanım, süreç ve kalite kriterleri netleşiyor. Yani yapay zekâ, spontane üretimi artırırken aynı anda süreç disiplinini zorunlu kılıyor. İyi ajanslar burada “hızlı olan” değil, “kontrollü hızlı olan” olarak ayrışıyor.
2) Kreatifin ağırlık merkezi fikirden editörlüğe kaydı
Yapay zekâ çağında kreatif ölmedi, ama işi değişti. Eskiden büyük zaman “sıfırdan üretime” giderdi. Şimdi çok daha fazla zaman “seçmeye, eleştirmeye, rafine etmeye” gidiyor. Yani kreatif ekipler giderek editörleşiyor.
Bu editörlük iki katmanlı:
-
Marka editörlüğü: Ton, değer, görsel dünya, dil tutarlılığı.
-
Performans editörlüğü: Hangi varyasyon çalışıyor, hangisi çalışmıyor, neden?
Güney Kore’de bu dönüşüm çok görünür, çünkü içerik kültürü zaten hızlı ve yoğun. Yapay zekâ burada üretimi “yüksek frekanslı” hale getirirken, ajansın farkı trend yakalamakla sınırlı kalmıyor; trendi markaya uygun bir dile çevirebilmek belirleyici oluyor.
3) Strateji, sunum değil karar motoru oldu
Yapay zekâ, stratejiyi daha “veriyle konuşan” bir disipline itiyor. Eskiden strateji çoğu zaman iyi bir hikaye ve iyi bir deck demekti. Bugün strateji, karar motoru kurmak demek:
-
Hangi sinyal anlamlı?
-
Bu sinyal hangi aksiyonu tetikler?
-
Aksiyonun sonucu nasıl ölçülür ve öğrenme nasıl geri beslenir?
Amerika’da bu, growth ve performans dünyasıyla iç içe geçiyor. Ajansın strateji masası ile performans masası arasındaki duvar inceliyor. Japonya’da ise strateji, risk ve itibar yönetimiyle daha fazla birleşiyor: Marka güvenliği, telif, veri sorumluluğu, yanlış bilginin kontrolü gibi başlıklar stratejinin parçasına dönüşüyor.
4) Medya satın alma “optimizasyon”dan “öğrenme”ye evrildi
Yapay zekâdan önce performans yönetimi çoğunlukla optimizasyondu: hedefleme, bütçe kaydırma, kreatif test. Şimdi asıl rekabet, öğrenmeyi sistemleştirmekte:
-
Test tasarımı doğru mu?
-
Testi kirleten değişkenler var mı?
-
Sonuçları içgörüye çevirebiliyor muyuz?
-
Bu içgörüyü kreatife ve ürüne geri döndürebiliyor muyuz?
Ajanslar için bu, raporlamayı da değiştiriyor. Müşterinin görmek istediği şey sadece “ne harcadık, ne kazandık” değil; “neden oldu, bir sonraki hamle ne” oluyor. Yapay zekâ burada hem analiz hızını artırıyor hem de analizin dili değişiyor: daha aksiyon odaklı, daha senaryo bazlı.
5) Ekip yapısı yeniden tasarlanıyor: yeni roller, yeni kıdem tanımı
Yapay zekâ, ajans ekiplerinde kıdem tanımını bile etkiliyor. Eskiden “çok yapan” kıymetliydi. Şimdi “doğru yaptıran” ve “doğru kontrol eden” kıymetli.
Yeni çekirdek roller ortaya çıkıyor:
-
Kreatif sistem tasarımcısı: şablon, varyasyon mantığı, üretim kuralları.
-
Prompt ve üretim editörü: dil, görsel, tutarlılık, kalite kontrol.
-
Veri ve içgörü çevirmeni: analizi aksiyona çeviren hibrit profil.
-
Risk ve uyum sorumlusu: telif, veri, güvenlik, marka güvenliği.
Bu, ajanslarda “tek kişinin her şeyi yaptığı” dönemden “akıllı bir üretim hattı kuran” döneme geçiş demek.
6) Ajansın sattığı şey saat değil, sorumluluk ve sonuç
Belki de en kritik değişim burada: Yapay zekâ, emeği görünmezleştiriyor. Bir iş 2 günde de çıkabiliyor, 2 saatte de. O zaman müşteri “neden bu kadar” diye sormaya başlıyor.
Bu sorunun cevabı “yapay zekâ kullanıyoruz” değil. Asıl değer şurada:
-
Doğru problemi tanımlamak
-
Doğru sistemi kurmak
-
Kaliteyi garanti etmek
-
Riski yönetmek
-
Sonuca sahip çıkmak
Yani ajansın fiyatlaması, üretim eforuna değil, üstlendiği sorumluluğa ve ürettiği etkiye dayanmak zorunda kalıyor. Bu, tüm dünyada ajansların yeniden konumlanmasına yol açıyor.
7) Etik, telif ve güven: görünmeyen ama belirleyici rekabet alanı
Yapay zekâ ile üretimin hızlanması, aynı hızla risk de doğurdu: telif ihlali, yanlış bilgi, deepfake algısı, veri güvenliği, marka itibar riski. Özellikle Japonya gibi güvenin yüksek standart olduğu pazarlarda, ajansın “kontrol ve şeffaflık” mekanizmaları rekabet avantajına dönüşüyor.
Bugün iyi ajans; yaratıcı olduğu kadar, denetlenebilir, izlenebilir ve hesap verebilir süreç kuran ajans.
Ajansın yeni vaadi “daha çok içerik” değil, daha iyi sistem
Yapay zekâ ajans dünyasında şunu değiştirdi: Üretimi bir zanaatten çıkarıp bir sisteme dönüştürdü. Ama bu, yaratıcılığın bittiği anlamına gelmiyor. Tam tersine, yaratıcılık artık daha zor bir yere taşındı: Doğru kararları üreten sistemleri tasarlama becerisine.
Yazar Hakkında
Çağatay Kurt, Lumina Spark ve AEXIS AI kurucusu olarak markalara, reklam teknolojileri yazılımları, strateji, kreatif üretim ve performans odaklı büyüme çözümleri geliştirir.
DAX Güncel

Trendyol Teknoloji Ekosistemini 'AI/ML Summit'te Buluşturdu
Trendyol, yapay zeka desteğiyle e-ihracatta ürün giriş hızını yüzde 60 artırarak, yerli üretici ve KOBİ'leri küresel rekabette öne çıkarıyor.

Kaspersky Türkiye’de Genel Müdürlük Görevini Zafer Akın Devraldı
Kaspersky Türkiye’de genel müdürlük görevine Zafer Akın atandı. Şirketin yeni vizyonu ve liderlik değişimi hakkında detaylar burada.

Gemini Artık Müzik Üretiyor, Metinler ve Görseller Müziğe Dönüşüyor
Bir market alışveriş listesi bir rap parçasına dönüşebilir mi? Google'ın en yeni yapay zeka müzik modeli Lyria 3, Gemini ile birleşerek yaratıcılığın sınırlarını gündelik hayatın içine taşıyor.
Öne Çıkan Dijital Pazarlama Ajansları
Tümünü GörProjeler ve Ajansları
Tümünü Gör
Peli Parke Web Sitesi Dıverseffect İmzalı Yeni Yüzüyle Yayında!
Türkiye’nin zemin kaplama sektöründeki öncü markalarından biri olan Peli Parke’nin yeni web sitesi, teknoloji, estetik ve kullanıcı deneyimini bir araya getiren Diverseffect imzasıyla yayına alındı.
16 Eki 25

Diverseffect, Link Bilgisayar’ın Yeni Dijital ve Kreatif Ajansı Oldu
Türkiye’nin önde gelen yazılım firmalarından Link Bilgisayar, dijital dünyadaki iletişim gücünü artırmak ve kullanıcı deneyimini yeniden yapılandırmak amacıyla Diverseffect ile iş birliğine imza attı.


Borsan Web Sitesinde Clokwork İmzası!
Türkiye’nin köklü kablo üreticilerinden olan Borsan, dijital dünyadaki varlığını güçlendirmek adına web sitesini Clockwork’ün deneyimi ile baştan sona yeniledi.


Galata Üniversitesi Web Sitesini Diverseffect ile Yeniledi!
Galata Üniversitesi, web sitesini Diverseffect iş birliğiyle yenileyerek kullanıcı dostu, modern ve etkileyici bir deneyim sunuyor.

