Tüketiciler Neden Özgün İçerikler Görmek İstiyor?

Tüketiciler Neden Özgün İçerikler Görmek İstiyor?

İnsanlar, yeni ürün ve hizmetleri satın almak için yeni yollar keşfetmeye çalışıyor. Peki, insanlar özgün içeriğe neden bu kadar değer veriyor?

Tüketiciler, yeni ürün ve hizmetlere erişebilmek için farklı yollar deniyor. İnsanların dikkatini çekmeye çalışan markalar ve işletmeler arasındaki içerik rekabeti gitgide büyüyor. Tüketiciler, hangi içerik kaynaklarını arıyor, güveniyor ve etkileyici buluyor?

Stackla’nın 2017 Tüketici İçerikleri Raporu, bizlere bu konuda bilgiler veriyor. Amerika, İngiltere ve Avustralya’da 2.000 yetişkinle gerçekleştirilen araştırmanın sonucu, tüketicilerin ne tür içerikler yarattığını, hangi içeriklere güvendiğini ve hangilerinden etkilendiğini gösteriyor. Raporda öne çıkan anahtar bulgular aşağıdaki şekilde.

Özgünlük, hiçbir zaman olmadığı kadar önemli

Ünlülerle yapılan iş birlikleri, sponsorlu içerikler ve parayla tutulan influencer’lar dünyasında, tüketicilerin en çok arzuladığı şey özgünlük.

Araştırmaya göre, insanların %86’sı hangi markayı sevdiklerini ve desteklediklerini belirlemede özgünlüğün önemli olduğunu söylüyor. Bu sonuç, yılda 200 milyar dolar harcama yapan fakat markalarla en etkileşime geçen genç nesiller için daha çok geçerli. Y kuşağına mensup kişilerin %90’ı marka özgünlüğünün önemli olduğunu savunurken, ‘gerçek’ ve ‘organik’ olanı, ‘mükemmel’ ve ‘paketlenmiş’ içeriklere tercih ediyor.

Markalar özgün taklidi yapamıyor

Özgünlük, hayati bir konuma ulaşmış durumda. Yalnızca marka hikayesi konusunda da değil, – reklamdan, e-posta pazarlamasına – müşteri deneyiminin her aşamasında. Buna rağmen, müşteriler günümüz markalarının pek çoğunun özgünlük hissinden uzak olduğunu düşünüyor.

Katılımcıların %57’si, markaların yarısından az bir kısmının özgün içerikler oluşturduğunu düşünüyor. İnsanlar, markalara kolay kolay kanmıyor. Tüketicilerin %70’i tüketiciler tarafından yaratılmış içeriklerle marka tarafından hazırlanmış içeriklerin ayrımına varabiliyor.

İnsanlar, aradaki farkı söyleyebilmekle kalmıyor, içeriklerini özgünmüş gibi göstermeye uğraşan markalarla bağlantısını kesiyor. Tüketicilerin %20’si (Y kuşağının %30’u), kendi içeriklerini tüketiciler tarafından hazırlanmış içerikler gibi gösterdiği için sosyal medya takibinden çıkarılıyor.

Markalar, özgün içerik üretemiyorlarsa, ne tür içerikler insanların gözünde “özgün”?

Tüketiciler için kullanıcılar tarafından oluşturulan içerikler, en özgünü

Sosyal ağlar, internet bağlantısı olan herkesin bir şekilde dahil olduğu, düşünce, deneyim ve tavsiyelerini bir tuşla paylaştığı platformlar haline geldi. Sosyal medyada milyarlarca yazılı ve görsel içerik, gerçek insanlar tarafından yaratılıyor. Bu tür içerikler, tüketiciler tarafından benzersiz kabul ediliyor.

Aslına bakılırsa, kullanıcılar tarafından yaratılan içerikler (User-Generated Content – UGC), tüketicilerin %60’ı tarafından, markaların yarattığı içeriklere kıyasla 3 kat daha fazla özgün bulunuyor. Tüketiciler bu içeriklerin aynı zamanda etki yarattığını da belirtiyor.

Influencer’lar sanıldığı kadar etkili değil

Markalar, son birkaç yıldır influencer rüzgarında savruluyor. Ancak, ünlü yüzler ve influencer’lar, insanların satın alma kararlarını verirken, en az etkilendiği kişiler.

Araştırma sonucuna göre, tüketicilerin %60’ı (ve Y kuşağının %70’i) arkadaşlarından, aile üyelerinden gelen sosyal içeriklerin, satın alma kararlarını etkilediğini söylerken, yalnızca %23’ü ünlülerin bir ürün ya da hizmet hakkındaki içeriklerini etkili buluyor.

Özgün içeriğe duyulan istek, ünlü iş birlikleri ya da paralı influencer’ların satın alma konusunda ne kadar etkisiz olduğunu gösteriyor. Fakat, influencer’lar sanıldığı kadar etkisiz de değil. Hedef kitleye yönelik pazarlama kampanyalarında, peşlerinden büyük kitleleri sürükleyebiliyorlar.

Satın almadaki içerik paylaşımı ve döngüsünü tüketiciler canlandırıyor

Y kuşağının yarısından fazlası, tatil planı yaparken ya da bir restoranda yemek yemeye karar vermeden önce, sosyal medyada tüketiciler tarafından oluşturulmuş içeriklere göz atıyor. Eğer, tatillerinden veya yedikleri yemekten memnun kalırlarsa %48’i ziyaret ettikleri yerleri ayda 2 kez, %39’u ise yedikleri içtikleri hakkında yorumları ayda 2 kez sosyal medyada paylaşıyor.

Markalar, bu durumda ne yapmalı?

Pazarlama dünyası, hiç durmadan tüketicilerin dikkatini çekmek için yarışıyor. Hedef kitleleriyle doğrudan bağlantı kurabilecek içerikler yaratmanın yollarını arıyor. Fakat görünüşe göre tüketicilerin istediği dijital deneyimler sonucu oluşturulan mükemmel reklamlar değil. İnsanlar, arkadaşlarından ailelerinden özgün, güvenilir sosyal medya paylaşımlarına, organik gelişen ve onaylanmış deneyimlere daha sıcak bakıyor. Bu yüzden, insanlara istediklerini vermelisiniz. İnternette, tüketiciler tarafından yaratılan çok fazla miktarda içerik var. Tek yapmanız gereken şey, bu dünyaya adım atmak.

Mutluluk paylaştıkça artar :)
← 2018’de Video İçerik Pazarlamasını Doğru Yapabilmek İçin 7 Strateji 2018’e Yön Verecek 8 SEO Trendi →

Yazar Hakkında

Gülşen Erkılıç
Gülşen Erkılıç
Gülşen, İstanbul Kültür Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümü mezunu. Araştırmaya ve yazmaya meraklı olan ve şimdiye kadar çeşitli web sitelerinde içerik editörlüğü yapan Gülşen, DijitalAjanslar.com'da içerik editörü ve yazarı olarak editörlük kariyerine devam ediyor.