Markalar İçin Hikaye Anlatımının Sırları

İçerik Pazarlama, Konular 14 Ağu 2014
Markalar İçin Hikaye Anlatımının Sırları

Markalar için hikaye anlatımının püf noktalarını öğrenerek etkili hikayeler yaratabilir ve müşterilerinizle aranızda daha sağlıklı bir bağ kurabilirsiniz.

Hikaye anlatımı markaların hedef kitleleriyle aralarında iletişim kurması açısından çok önemlidir. Hikayeler sayesinde markanız hedef kitlenin aklında kalır ve böylece markanızı ikinci kez duyduklarında tanıdıkları bir markaya dönüşür.

Diğer bir deyişle hikaye anlatımı ziyaretçi ve takipçilerinizi potansiyel müşteriye dönüştürmek için oldukça pratik bir yöntemdir. Bu nedenle reklamcılar ve pazarlamacıların hikaye anlatımı konusunda başarılı olması gerekiyor.

Hikaye anlatımı ile ilgili çok sayıda TED konuşması bulabilirsiniz. Bu videolara bakılırsa gizem, ihtimaller, bağlılık ve etkileşim hikaye anlatımını olmazsa olmaz parçaları arasında yer alıyor.

Bu yazımızda markalar için hikaye anlatımının sırları üzerine üç TED konuşmasını izleyebilirsiniz.


Andrew Stanton

Stanton “Toy Story” ve “WALL-E” ile tanışmamızı sağlayan kişi. “The Clues to a Great Story” (Mükemmel Hikaye Anlatımının İpuçları) başlıklı konuşmasında hikaye anlatımı ile ilgili bilgilerini paylaşıyor.

Konuşmasında hikayelerin kim olduğumuzu anlamamıza yardım ettiğini söyleyen Stanton’a göre hikayelerin bu başarısının sebebi onlarla ilişki kurmamızdan başka bir şey değil. Bu sayede izleyiciler diğerleri ile ortak yönlerini keşfediyor. Bu ortaklık sayesinde hedef kitleniz markanıza karşı bağlılık hissediyor. Bu bilgiler sadece uzun metraj için değil ayrıca markalar için hikaye anlatımının da bir parçasıdır.

Stanton’un açığa vurduğu sırlardan bir tanesi bağlılık hissi. Bağlılık beraberinde sadakatı getirir. Bağlılığa ek olarak, etkileşimin önemi de yadsınamaz. Stanton ve yazı arkadaşları “The Unifying Theory of 2 + 2” adını verdikleri bir teori ortaya attılar. Bu teori temel olarak müşteriye 4 sayısını direkt olarak vermek yerine 2 + 2’yi toplayarak 4’ü bulmalarını sağlamak gerektiğini söylüyor. Stanton, etkileşim yaratmak için bu teoriye uygun hareket etmenin önemli olduğunu düşünüyor.

Eğer sonucu açık açık söylerseniz müşterilerinizin elinden hayal güçlerini almış olursunuz. Hayal gücü ve merak olmadan bir marka hikayesi sıkıcı bir bilgi yığınına dönüşür. Bu nedenle en önemli sırlardan bir tanesi merak uyandırmaktır.


JJ Abrams

Film ve TV yazarı/yönetmeni JJ Abrams, gizemin hayal gücünü harekete geçirdiği konusunda hemfikir. “The Mystery Box” (Sır Kutusu) başlıklı TED konuşmasında Abrams hikaye anlatımını arkasındaki gücün merak olduğunu söylüyor. Bununla da sonsuz ihtimalleri, umutları ve potansiyelleri kastediyor. Çünkü bu sonsuzluk hissi hep daha fazlasını öğrenme isteği uyandırıyor. Bilmediklerimizi hayal gücümüzle kurmaya çalışıyoruz ve bu sırada etkileşim kuruyoruz.

Markalar müşterilerinin hayal gücünü harekete geçirerek kesinlikle daha fazla etkileşim alır. Marka hikayenize biraz gizem serpiştirerek merak uyandırabilir ve etkileşim yaratabilirsiniz. Örneğin, müşterilerinize zorluklar ve hatta daha küçük maceralar sunarsanız müşterinizi hikayenize dahil etmiş ve onlara ilham vermiş olursunuz. Böylece daha fazlasını keşfetmek isterler.


Nancy Duarte

Duarte, belli bir yapıyı izleyerek harika hikayeler anlatılabileceğini keşfetmesinin üzerine sunum üstadına dönüşmüş bir yazar ve grafik tasarımcı. Martin Luther King’in “Bir hayalim var” konuşması ile Steve Jobs’un 2007’de iPhone’u tanıtma konuşmasını karşılaştırıyor.

Her ikisi de dinleyicilerinde güçlü duygulanım yaratırken mevcut durum ile yeni harika fikirlerini karşılaştırıyorlar. Farklı hikayelerde tekrar tekrar anlatarak iki fikir arasındaki büyük farklara vurgu yapıyorlar. Bu fark iyice belirginleştiği zaman duygusal ve şairane bir ifadeyle eyleme çağrı yapıyorlar ve “Daha iyi bir dünyada yaşamak elinizde…” mesajı veriyorlar. Martin Luther King için bu dünya özgürlükler dünyası iken Steve Jobs için iPhone dünyası.

Bu örnekler ayrıca Joseph Campbell’in “Hero’s Journey” (Kahramanın Yolculuğu) fikrini de izliyor. Bu yolculuk tanınmayan bir kahramanın sıradan bir dünyada maceraya çağırılması ile başlıyor. Öncelikle bu çağrıya karşı koyuyor, sonra ona yol gösterecek bir rehber ile karşılaşıyor. King ve Jobs rehber rolü üstlenirken dinleyicilerini kahraman gibi hissettiriyor.

Her şeyin mümkün olduğu hissi güçlü bir duygu deneyimidir. Markanızı hikayenizdeki rehber konumuna getirip müşterilerinizin kahraman olmasını sağlayarak onlara ihtimalleri gösterebilirsiniz ve dünyayı istediğiniz şekilde görmelerini sağlayabilirsiniz.

Hikayenizde onlara neden heyecanlanmaları gerektiğini söylüyorsunuz çünkü mevcut durumdan ve mutluluk verici ihtimallerden bahsederken aslında onların hayatından bahsediyorsunuz. Bütün kahramanların arkasında bir rehber vardır. Duarte’nin de savunduğu gibi Luke Skywalker için Yoda olun.


Özet

İyi hikayeler ilham verir, merak uyandırır ve etkileşime teşvik ederler. Binlerce yıllık insanlığın bir parçası olan hikayeler; gizem ve ihtimaller ile doludurlar ve müşterilerinizin markanıza daha fazla bağlılık hissedeceği tohumlar ekerler.

Marka hikayeleri de diğer hikayelerle aynı sırları paylaşır. Burada karşılaşılan zorluk yeni şeyler üretmektir. Markalar için hikaye anlatımının sırlarını keşfederek markanızın başarısına katkıda bulunmalısınız. Çünkü bağlılık beraberinde sadakat ve güven getirir.

Mutluluk paylaştıkça artar :)
← Yüksek Dönüşüm Oranlı Başlıkların Ortak Özellikleri Başarılı Viral Reklamlar Yaratmak İçin 4 İpucu →

Yazar Hakkında

Gizem Taş
Gizem Taş
Boğaziçi Üniversitesi Fen ve Edebiyat Fakültesi, Batı Dilleri ve Edebiyatları bölümünden mezun oldu. Gizem, kariyerine metin yazarı olarak devam ediyor ve aynı zamanda Dijitalajanslar.com'da yazar olarak yer alıyor.